Posted by : Kültür Yaşa 26 Temmuz 2014 Cumartesi

kötümser
Hayat iyiyle kötünün birbirine karıştığı rengarenk bir tablodur. Peki bu tabloya hangi taraftan bakıyoruz? İşte kötümserlikten kurtulmak ve iyimser  bir bakış açısı kazanmanın 4 yolu...

Kötümserliğe 4 adımda son!


Günlük hayatın yoğun ve yorucu temposu sizi daha karamsar biri mi yapıyor? Eskiden yapmaktan keyif aldığınız şeyler artık keyif vermiyor mu? Hayatın deneyimlerinizle zenginleştiğini değil, monotonlaştığını mı hissediyorsunuz? Öyleyse, bilim dünyasından sizi sevindirecek bir haber geldi: İyimser olmak için 4 adım atmanız yeterli!

Uzun ve kaliteli bir hayat , mutluluk, huzur, şans ve başarı sizin için önemliyse bunlara sahip olmak için yenilik yapmaya da hazır olmalısınız. Business Insider’ın tanıttığı Learned Optimism-Öğrenilmiş İyimserlik adlı eserinde UPenn profesörlerinden Martin E.P. Saligman 20 senelik klinik araştırma sonuçlarından yola çıkıyor ve yeni, iyimser bir hayat betimliyor.

Kurallarınızı bir kere daha gözden geçirin!

Kötü bir olayla karşılaştığınızda bu olayın etkilerinin uzun süre, hatta sonsuza kadar süreceğine inanıyorsanız; büyük genellemeler yapıyorsanız; olumsuz sonuçların kendi suçunuz olduğunu düşünmeye eğilimliyseniz durun!

İçinde olduğunuz durum “sonsuza kadar” sürmeyecek. Böyle geniş zaman dilimlerini kapsayan fikirler üretmek yerine daha kısa vadeli fikirlere odaklanmayı deneyebilirsiniz. “Herkes benden nefret ediyor.” cümlesinin içerdiği imkânsızlığı görüyorsanız birçok karamsar düşüncenizdeki imkânsızlığı da görebilirsiniz. Tüm hataların size ait olduğunu düşünmek yerine sonuçlarından muzdarip olduğunuz gerçek hatalarınızı irdeleyebilir ve onlardan kurtulabilirsiniz.

Kendinizle tartışın

İşler istediğiniz gibi gitmediğinde kafanızın içindeki ses size sıkıntı verecek hikayeler anlatabilir. Uzun vadeli olacağını düşündüğünüz olumsuzlukların ömrünü kısaltmalısınız. Geçiştiren ve genelleyen yanıtlar yerine, net ve mantıklı yanıtlar bulmalısınız. Bir değerlendirme yaparken “her şey benim suçum değil” bakış açısını yakalamalısınız. Yani hayatta her şey kesinlikle sizin suçunuz ve %100 kötü olamaz.

Her zaman gerçekçi olmak zorunda değilsiniz

Gerçekler acıdır ve acıtır. Olumsuz insanların her zaman iyiyi düşünmeye odaklananların “kendilerine yalan söylediklerini” düşünmelerinde bir doğruluk payı var. Ne var ki, gerçeklik tabanını kaybetmeden olaylara başka bir açıdan bakabilme yeteneği geliştirmek açısından bile, iyimserlik kötümserliğin olduğu yerde olmalı.

Yanılmanın bedelini hesaplayın

İyimser davranmayı öğrenirken yapılması gereken en temel şeylerden biri de bedelleri ve karşılıkları değerlendirmektir. Örneğin, başarısızlığın bedeli yüksek olmayacaksa kendinizi sıkmadan başarılı olma yolunda ilerlemeyi deneyebilirsiniz. Seligman “esnek kötümserlik” kavramıyla olumsuz düşünceleri bir araç olarak kullanmanın işe yarar olduğunu vurguluyor. Yani, kovulmaktan korkuyorsanız korkunuzu daha fazla çalışmak için kullanabilirsiniz. Daha çok çalışan mı daha fazla başarısız olacaktır, yoksa hiçbir şey yapmadan “mutlak sonucu” bekleyen mi?

Leave a Reply

Subscribe to Posts | Subscribe to Comments

En Kültürlüler

İzleyiciler

Alt Kategoriler

Blog Arşiv

Asla Vazgeçmeyenler

- Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar, insanın içinden gelir ve hep oradadır.
(Sigmund Freud)

- Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.
(Marshall Foch)

- Onların peşinden gidebilecek cesaretiniz ve yeterli özgüveniniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.
(Walt Disney)
Blogger tarafından desteklenmektedir.

- Copyright © Kültür Yaşa -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -