Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Araç kullanırken telefonla konuşmayın, hayatı susturmayın!
Çünkü Trafik Hayattır!



Hayatımızın en önemli unsuru haline gelen trafik güvenliği konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen ve örnek uygulamalar geliştiren Trafik Hayattır platformu iletişim faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Toplumsal sorumluluk alanı içerisinde trafik güvenliğine öncelikli olarak önem veren Doğuş Otomotiv, Trafik Hayattır ile trafikte saygı kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Trafik güvenliği konusunda Türkiye’nin en istikrarlı kurumsal sorumluluk markası haline gelen Trafik Hayattır platformu 10 yılı aşkın süredir, çeşitli bilinçlendirme projelerini başarıyla yürütüyor.


Trafik güvenliğini ve yaya güvenliğini sağlamada en önemli unsurlardan cep telefonu kullanımına, farklı projeleriyle dikkat çeken Trafik Hayattır platformu, yeni bir animasyon yaparak ‘araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın’ dikkat dağınıklığına sebep olduğunu vurguluyor.

Cep telefonu kullanımı her geçen gün artıyor. Buna paralel olarak şehir içi kazalarında da artış söz konusu. Cep telefonu ile konuşmanın reaksiyonları %80 azalttığı gerçeğini göz önüne alırsak Trafik Hayattır bu konuya eğilerek doğru bir strateji uyguluyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
21 Mayıs 2015 Perşembe
Posted by Kültür Yaşa

Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar “Biz Mektup Yazardık” Sergisi’nde!

İş Sanat Kibele Galerisi’ndeki “Biz Mektup Yazardık” Sergisi geçmişi günümüze taşıyor.
Bursa’nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım burda  yatıyor


İşte mürekkep bu dizelerdeki gibi damlar Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kaleminden… Sanatçı, 64 yıllık hayatına sığdırdığı sanat tutkusunu, aşklarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dostluklarını çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği Anadolu’nun naifliğiyle yakın dostu Nâzım Hikmet’e yazdığı bu dizelerdeki gibi aktarır kâğıda ve tuvallere… Onun şiirlerindeki ve tablolarındaki narlar, dutlar, ayvalar kimi zaman sevdiği kadına duyduğu özlemi kimi zamansa amansız bir kara sevdayı anlatır. Babasından Batı Edebiyatı’nı, annesinden Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı öğrenen sanatçı Anadolu’nun toprak damlı evlerinden, İstanbul’un martılarından, köpüren denizinden, Âşık Veysel’in sazından dem vurur…

Bedri Rahmi Eyüboğlu iç dünyasını tuvallere ve şiirlere aktarırken sanat, edebiyat, siyaset ve iş dünyasının önemli isimleriyle gerçekleştirdiği, yaşadığı döneme ışık tutacak mektuplaşmaları da tarih yolculuğundaki yerlerini alıyor.  Güzel Sanatlar Akademisi’nde başlayıp Paris’te süren eğitim hayatından, resim tutkusunun peşinden gittiği Anadolu’daki yurt gezilerine kadar sanatçının yaşamından birçok kesiti yansıtan mektuplar, “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile İş Sanat Kibele Galerisi’nde ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Sergi, hem sanatçının kaleme aldığı hem de kendisine gelen yüzlerce mektubun Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından uzun soluklu ve titiz bir çalışma ile kitaplaştırılmasına paralel olarak hayata geçiriliyor. Sanatçının gelini Hughette Eyüboğlu’nun hazırladığı, editörlüğünü Rûken Kızıler’in üstlendiği kitabın ve serginin tasarımı Emre Senan tarafından gerçekleştirildi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Avrupa’da öğrenci olduğu günlerden Akademi’de öğretmen olduğu günlere pek çok anıyı barındıran mektuplar, orijinal olarak sahiplerinin kendi ifadeleriyle ve kendi imzalarıyla ziyaretçilere ulaşıyor. Sadece ressam ve şair olarak değil mozaik, seramik, vitray ve yazma sanatçısı, heykeltıraş, öğretmen ve yazar kimlikleriyle de sanatımıza kalıcı eserler bırakan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun pek çok isimle sürdürdüğü yazışmaları aynı zamanda sanatçılar arasındaki kuvvetli bağı da gözler önüne seriyor. Her biri tarihi belge niteliğindeki mektuplar; sanatçıların o dönemde yaşadığı ekonomik sıkıntılara dair fikir verirken, yaşanan zorlu koşullara rağmen gerçekleştirdikleri idealleri ile tarihe not düşürebilmeyi başarmış bu insanların umutlarını yitirmediklerini de en iyi şekilde ortaya koyuyor.

Sanatçının Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, İbrahim Çallı, Andre Lhoté, Fahrünisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk ve Arif Kaptan ile mektuplaşmalarının her biri ziyaretçilerde ayrı bir tat bırakmayı vaat ediyor. İş dünyasının önde gelen isimleri Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı’nın mektupları da Eyüboğlu arşivinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Serginin bölümlerinden biri de Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamını şekillendiren iki kadın, eşi ressam Eren Eyüboğlu ve büyük aşk yaşadığı, “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan ile mektuplaşmalarından oluşuyor. Eren Eyüboğlu, büyük aşk yaşadığı Karadut’u sonsuzluğa uğurladıktan sonra eşinin elini bırakmayarak o zor günleri atlatmasına ve resme odaklanmasına yardımcı olacak kadar güçlü iken, diğer taraftan Mari Gerekmezyan ise ölümünün ardından bile gözlerini yaşartacak kadar sevdalı olduğu bir isim.

64 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Bedri Rahmi… 
İş Sanat Kibele Galerisi’nde çağdaşlarıyla yazışmalarının ilk kez gün yüzüne çıktığı “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile anılan sanatçının hayat hikâyesi Trabzon’da başlar. Takvimler 1911 yılını gösterdiğinde Görele Kaymakamı Mehmet Rahmi Bey ve Lütfiye Hanım’ın ikinci çocuğu olarak hayata merhaba der. Asıl adı olan Ali Bedrettin, zaman içinde önce Bedir’e sonra Bedri’ye dönüşür.  Babasının görevi dolayısıyla yerleştikleri Trabzon’daki lise resim öğretmeni ünlü ressam Zeki Kocamemi tarafından keşfedilir. Sanatçı yine bu dönemde edebiyata da merak salar ve ilk şiirlerini yazmaya başlar.

1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne giren Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi Türk resminin mihenk taşlarının öğrencisi olma şansına erişir. Edebiyata olan ilgisinin üzerine düşer ve Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır. 1930’larda hayat onu bu kez Fransa’ya götürür. Dijon ve Lyon’da bir yandan çalışarak Fransızcasını geliştirmeye çalışırken, bir yandan da Gauguin, El Greco, Cezanne gibi beğendiği ressamların eserlerini kopya eder. Sanatçı, ileride hayatını birleştireceği Ernestine Letoni (Eren Eyüboğlu) ile de Fransa’da tanışır. 1940’lı yıllara gelindiğinde kalbine “kara saplı bir bıçak” gibi saplanan Mari Gerekmezyan girer. Asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelen Mari Gerekmezyan, Bedri Rahmi’nin bir büstünü yapar, sanatçı bu büste duyduğu minneti Mari’nin çeşit çeşit portrelerini yaparak ve ona şiirler yazarak yanıtlar. Artık bütün İstanbul ve elbette Eren Eyüboğlu bu tutkulu aşktan haberdardır. Bedri Rahmi Eyüboğlu 1975 yılındaki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı aşkla, resimle, edebiyatla, dostlarıyla, dönemin önde gelen kültür ve düşünce insanlarıyla bir arada geçirir.

Meraklıları için 5 Mayıs - 20 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde ziyaret edilebilecek “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi, sanat ve kültür tarihimizde eşine az rastlanır bir iz bırakmayı vaat ediyor. Sergide orijinal el yazılı mektuplar ve sanatçının çizimleriyle süslediği desenli zarfların yanı sıra mektuplaşılan isimlerin Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından yapılmış portreleri de yer alıyor. Serginin ziyaretçilerini güzel bir sürpriz de bekliyor. İsteyen katılımcılara, sanatçının desenleriyle hazırlanmış mektup ve zarflarla sevdiklerine yazma imkânı sunuluyor. Şimdi özlemle andığımız eski günlerdeki gibi mektup yazma zamanı!

Bir boomads advertorial içeriğidir.
9 Mayıs 2015 Cumartesi
Posted by Kültür Yaşa

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.

Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.

Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.

Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
28 Nisan 2015 Salı
Posted by Kültür Yaşa

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Yeteneğini Hakkında Notlar

konuşma bozukluğu
Daha önce kendini açma ve ifade etme gibi konular paylaşmıştık. Şimdi, kendini açma ve ifade etmenin en temel unsuru; konuşma hakkında kısa notlar paylaşmak istiyorum. Özellikle konuşma açısından sorun yaşayanlar için yararlı olacağını düşünüyorum.


Konuşma yaparken;
- Duyulabilecek bir sesle konuşulmalı,
- Sesler doğru boğumlanmalı,
- Sesler yutulmamalı,
- Doğru vurgular yapılmalı,
- Doğru tonlama yapılmalı,
- Duraksamadan konuşulmalı,
- Başlanılan cümle anlamlı yargılarla bitirilmeli,
- Gereksiz ayrıntıya girilmemeli,
- Yabancı kelime kullanılmamalı,
- Çelişkili cümle kurulmamalı,
- Açık, anlaşılır, net ifadelere yer verilmeli,
- Yineleme yapılmamalı,
- Derin, çabuk ve ve düzenli nefes alınmalı,
- Söz, jest ve mimik uyumu sağlanmalı,

Her seferinde "doğru nefes almadan" bahsedilir fakat kimse bununla vakit harcamak istemez. Oysa dünyaca ünlü olup, kekeme olan insanlar vardır ki bunlar kekeme olduğu halde hitabeti iyidir. Buna en büyük örnek Winston Churcill'dir. Churcill'in kekeme olduğu söylenir; ama nefes tekniğiyle konuşmasını yönlendirdiği için hitabet sanatında iyidir. O yüzden internetten doğru nefes alma tekniklerini araştırıp antreman yapmalısınız.

Yukarıdaki maddelere göz atın ve eksik olduğunuzu düşündüğünüz maddelere yoğunlaşın, hangisi daha önemliyse sıradan başlayarak adım adım çözün. Konuşma bozukluğunuzu kendi başınıza yenebilirsiniz.

Ayrıca The King's Speech (Zoraki Kral) filmini izleyin derim. Etkili yöntemler öğrenebilir, konuşma sorununuza çözüm bulabilirsiniz.

Haydi Kampa 2015 Lider Başvuruları

haydi kampa
Haydi Kampa 12 yıldır binlerce kişiye unutulmaz tatil anıları yaşatmış ve 2008-2013 yılları arasındaki atılımlarıyla birlikte Marka Bilinirliğine ve Türkiye'nin En Büyük Gençlik Tatil Organizasyonu unvanına sahip olmuş bir organizasyondur.

Bu organizasyonda LİDER pozisyonunda görev almak isteyen  aşağıdaki özelliklere sahip Üniversite Öğrencilerini  UniwtaTeam ailesine bekliyoruz.

  Ülkemizin artık önemli tatil markalarından bir haline gelen Haydi Kampa organizasyonunda Lider olarak görev almak artık birçok insan kaynakları uzmanının dikkatini çekmekte ve değerlendirmelerde olumlu bir unsur olarak dikkate alınmaktadır. Haydi Kampa sizin için sadece bir yaz macerasından öte kişisel yeteneklerinizi geliştirebileceğiniz ve  deneyim kazanabileceğiniz benzersiz bir fırsat olacaktır.

  2015 yılında ise Liderlik pozisyonunun daha sistemli uygulanması hedeflenmektedir. Bu nedenle sadece gerekli özelliklere sahip ciddi  adayların başvuruları değerlendirilecektir. (Performanslar Haftalık Ücret + SSK + Ulaşım ve Gider Harcırahları ile karşılanacaktır, Konaklama ve Yemek organizasyona aittir. İlk hafta oryantasyon ve eğitim haftası olarak değerlendirileceği için ücretlendirme ve sigorta ikinci hafta itibariyle başlar. 2015 yılı itibariyle haftalık ücret kıdem ve performansa göre belirlenecektir. Detaylı bilgi 2.aşama sonrası verilecektir.)

Aranan Şartlar:

- Liderlik ve Süpervizörlük yapabilecek
- İyi derecede yüzme bilen
- Doğa sporlarına ilgisi/bilgisi/becerisi/tecrübesi olan
- Okulda sosyal aktivitelerde görev alan
- Organizasyon yeteneğine ve sorumluluk bilincine sahip
- Eğlendirerek, eğlenmeyi seven
- İnsanlarla iletişimi iyi olan
- İlk Yardım Sertifikası olan (şu anda sahip olmasa bile görev öncesi alabilecek)

Görev Alınabilecek Tarihler;
1.Görev Periyodu = 10 Mayıs  - 6 Haziran  ( 4 Hafta)
2.Görev Periyodu = 7 Haziran; - 4 Temmuz ( 4 Hafta)
3.Görev Periyodu = 5 Temmuz  - 1 Agustos ( 4 Hafta)
4.Görev Periyodu =  19 Temmuz - 29 Ağustos ( 6 Hafta)
5.Görev Periyodu = 23 Ağustos  - 19Eylül ( 4 Hafta)
6.Görev Periyodu = 13 Eylül   - 10 Ekim ( 4 Hafta)

Son Katılım 31 Mayıs 2015

ÖNEMLİ: Minimum görev alınabilecek süre Oryantasyon haftası hariç 3 haftadır. Oryantasyon haftası haricinde 3 haftadan daha kısa süre görev alacaklara veya görevi 3 hafta dolmadan görevi sonlandırılanlara ulaşım harcırahı ödenmez.  Ayrıca oryantasyon haftasında yeterli bulunmayan adaylar haftalık ücret alamayacakları gibi, ulaşım harcırahı da alamazlar.

- Görev alınabilecek tarihleri ve periyotları Organizasyon gerekli gördüğü durumlarda kısmen veya tamamen değiştirebilir.
- İki/üç/dört Periyot üst üste görev alma talebinde bulunabilir veya size uygun tarihleri belirtebilirsiniz.

Başvurmak için tıkla

İşiniz için doğru sunucu: Dedicated mı, Cloud mu, Hybrid mi?

İşinizin hızına ayak uydurabilecek, tüm yükünü taşıyabilecek, en önemlisi işiniz ile aynı kafada olacak sunucuyu kurgulamak kolay iş değil. Bu konuyla ilgili kafanızda bir çok soru dolaştığını biliyoruz: “Kiralasak mı, satın mı alsak?”, “Ucuz fiyat düşük performans mı demek?”, “Yedekleme yapısı nasıl olmalı?”, “Hangi lisansları almak lazım?”, “Yapılacak yatırım, işi ne kadar süre taşıyacak?”, “Sunucuyu kim yönetmeli?”, “Peki ya bilgi güvenliği?” gibi...

Tüm bu sorulara doğru cevapları bulmanın yolu, işi bir bilene sormaktan geçiyor. Bu işin bir bileni ise, yetkinliğini kanıtlamış, deneyimli bir Veri Merkezi. Türkiye’de ilklerden biri olan Radore, doğru sunucu kurgulama aşamasında potansiyel müşterilerine özel yaklaşım geliştiren bir Veri Merkezi. Radore’nin amacı müşterisinin işi için doğru sunucuya, müşterisiyle birlikte karar vermek. Radore Veri Merkezi’nin çözüm odaklı bu yaklaşımında, Radore proje yöneticileri ve sistem mühendisleri daha işin başında devreye giriyor ve hiç bir ücret talep etmeden önerilerde bulunuyor. Radore’nin bu profesyonel kadrosu ile işinize en uygun sunucuyu birlikte belirlemek için, tek yapmanız gereken işinizle ilgili kısaca bilgi vereceğiniz bir form doldurmak. Radore Veri Merkezi’nin profesyonel ekibi, paylaştığınız bilgileri derhal inceliyor ve en kısa sürede sizinle iletişime geçiyor.Radore Veri Merkezi, işinizin özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre çözümler öneriyor.Örneğin esnek biçimde artırıp azaltılabilen sistem kaynakları, size özel ve yedekli bir altyapı, ayrıca yedekleme sistemine sahip bir sistem arıyorsanız, Cloud çözümlerini tercih etmenizi öneriyor.

İşiniz için ileri seviye CMS uygulaması, yüksek kaynak kullanımı gerektiren uygulamalar ve kendinize ait private cloud altyapısı kurmak ve ayrıca streaming yapabilmek içinse, Dedicated Sunucu altyapısını öneriyor.

Bir Veri Merkezi olarak Radore’yi farklılaştıran özelliklerden biri de uzun yıllardır Intel ile yaptığı ortak çalışmalar. INTEL DCM çözümü ile enerji tüketimi ve ısı üretimini canlı olarak takip ediliyor ve enerji verimliliği sağlanıyor. INTEL TXT çözümü ile klasik anti-virüs yazılımlarının ulaşamadığı donanım seviyesinde dahi her türlü Rootkit saldırılarına karşı tüm fiziksel sunucularınız koruma altına alınıyor. Yeni nesil INTEL XEON işlemcileri, iCAS destekli INTEL SSD teknolojileri ve yeni nesil INTEL 10GbE NIC kartları ile yüksek hız ve performans sunuluyor. Radore Veri Merkezi, Jet Destek hizmeti ile 7/24 Müşteri Hizmeti veriyor. Radore’nin Uptime Garantisi ise %99,99* gibi çok yüksek bir oran. 100 Mbit/s Paylaşımsız ve Kotasız İnternet** ve Donanım Garantisi, Radore’nin müşterilerine sunduğu diğer ayrıcalıklar arasında.

* Yedekli enerji ve internet erişim hizmetinin dâhil olmadığı projelerde internet servis sağlayıcılarından kaynaklanan kesintiler Uptime Garantisi kapsamı dışındadır.
** Fiziki sunucu kiralama hizmeti dahilinde sunulur. 



Sunucunuzun işinizle aynı kafada olması gerekir; beden ile kafa uyuşmazsa sistem sorunları kaçınılmaz olur.


Her işin kendine özgü bir yükü vardır. Kimi sunucular az yük için fazla olabilir. Ama asıl sorun, işinizin tüm yükünü kaldırabilecek bir sunucuya sahip olmadığınızda ortaya çıkar.


Hız, bir çok iş için vazgeçilmez bir özelliktir. Sizin de işinizin hıza ihtiyacı varsa, bu hıza ayak uydurabilecek bir sunucuya da ihtiyacınız var demektir. Yanlış bir sunucu seçimi, sizi yavaşlatabilir; bu da bir çuval inciri berbat etmek demektir.


Radore Veri Merkezi, yenilenen yapısı ve her zaman olduğu gibi en yeni teknolojilere sahip altyapısı ile 11 yıldır Türkiye’nin önde gelen kurumlarına hizmet veriyor.


Radore Veri Merkezi’nde en ufak detaya kadar her şey kontrol altında.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
22 Nisan 2015 Çarşamba
Posted by Kültür Yaşa

GENÇLİK ve TOPLUMSAL KALKINMA GENÇLİK ZİRVESİ

Gençlik ve Spor  Bakanlığı
Yerel,bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde  kamu, özel sektör ve STK ‘lardan 12 uzman kişinin ve  81 ilden 81 gencin katılımı ile “ 81 il 81 Genç Hakkari Buluşması “ sloganıyla Hakkâri kent merkezinde 3 gün süren bir ulusal gençlik zirvesi gerçekleştirilecektir.

The Flash, Ekranlardaki Yeni Süper Kahramanımız

The Flash
Arrow'dan sonra diğer bir DC Comics kahramanlarından olan, dünyanın en hızlı adamı; Flash dizi yapıldı. İlk bölümüne göz attım, ikinci bölüme geçmek için akşamı iple çekiyorum. Size de The Flash'tan bahsetmek istedim.

İyi Kitabı Kötü Kitaptan Ayırma (Kitap Kurdu Olma) Rehberi

Kitap
Kitabı elinize aldığınızda onun hakkında bir değerlendirmede bulunmak kolay; zor olan, bu değerlendirmenin isabetli olması... Fakat Huffington Post'a göre bunu başarmak da imkansız değil. Öyleyse soralım: Bir kitabın kıymetini bilmeyi nasıl başarırız?

Burada kastedilenin yemek kitabı veya kullanım kılavuzları olmadığını hatırlatarak, yardımcı olabilecek beş maddeyi sıralıyoruz:


1) Tarih öncesinden kalanlar: Geri gidin; epey bir geri gidin. Destanlarınızı okuyun. Hatta sizin kültürünüze temel olanlarla yetinmeyin; Yunan, Mısır, Sümer, İskandinav... Elinize hangisi geçerse okuyun. Unutmayın ki insanlığın bu en eski öyküleri, insan ırkının belleğini de barındırıyor. Geriye kalan her şey varlığını bu öykülere borçlu. Elinizdeki kitabın bu öykülerden ne kadar etkilendiğini değerlendirmek, her zaman iyi bir başlangıçtır.

2) Biraz bilgi...: sahibi olmak iyidir. Burada sanattan anlamanın yolunu bulmaya çalışıyoruz aslında. Halbuki sanat, dinler tarihinden veya felsefeden ayrı düşünülemez. Bu yüzdendir ki sanatın izini Kant'ın yazdıklarında da, Kabala Öğretisi'nde de sürebilirsiniz. Sözün özü, Nietzsche'nin Üstinsanı'nı ya da Budizmin Sekiz Aşamalı Yol Öğretisi'ni kabaca bile olsa bilmek faydalıdır. Elinize bir ansiklopedi alıp Sofie'nin Dünyası'nı okuyun.

3) Brokolinizi yiyin: William Shakespeare'in kaleme aldığı her yapıtı okuyun. Klasikleşmiş yazarların (Charles Dickens, Jane Austen, Mark Twain vd) ise en az bir kitabını okuduğunuzdan emin olun. Burada ve bir önceki paragrafta altını çizmek istediğim şey şu: Bir perspektif sahibi olmak, dünya edebiyatının hangi noktaya geldiğini anlamak, elimizdeki kitabın bu kültürün neresinde durduğunu kavramak açısından önemlidir. Üstelik sizi medyanın bilgi bombardımanından, yanıltıcı yönlendirmelerinden korur. Bu yüzden klasikleri brokoliye benzetiyorum. Brokoli sağlıktır.

4) İyi hikayeydi, dostum: Hedeflediğiniz noktaya geldiğinizi anlamanın yolu ise kitapların çoğunun artık sizi etkileyememesidir. Bir kitabın neyin iyi yaptığını anlamaya başladıktan sonra kalan her şey yavan gelir. Elbette güncel veya klasik olsun, her zaman keşfedilecek daha birçok iyi kitap olacak. Fakat bir süre sonra bunların arasından sıradan veya kötü olanları ayıklayabilecek ve bunu hangi kriterlere göre yaptığınızı açıklayacak bir kelime dağarcığına sahip olacaksınız ki bu dağarcık o güne kadar okuduğunuz metinlerin bir sonucu olacak.

5) Aşırıya kaçmayın: Yazıyı bir uyarıyla noktalayalım. Tutkunuzun kapasitenizi genişletmesine izin verin.  İhtiyacınız olsansa bu yeni yaşam tarzınıza zaman ve emek harcamak. Fakat bu tek kişilik bir uğraş ve sizi asosyalleştirebilir. Bu yüzden kendinizi eve kapatıp, elinize her geçeni okumaktansa listeler yapın, kendinize bir yol haritası hazırlayın. Favori bellediğiniz kitapları zaman zaman tekrar okuyun. Ara sıra sırf eğlenmek için kolay okunan fakat pek de derin olmayan kitapları tercih edin. Kötü olsalar bile, siz kötü olduklarını bildiğiniz sürece, onlardan bir zarar gelmez.

İyi okumalar kitap kurtları!

sabitfikir.com'dan alıntıdır.

2015 Yılı Gençlik Projeleri Destek Programı

Bakanlığımız tarafından gençliğin kişisel ve sosyal gelişimini desteklemeyi, gençlerin potansiyellerini gerçekleştirebilmelerine imkân sağlamayı, gençlerin karar alma ve uygulama süreçleri ile sosyal hayatın her alanına etkin katılımlarını artırmayı ve yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesini hedefleyen projeleri desteklemek amacıyla 2015 Yılı Gençlik Projeleri Destek Programı kapsamında proje teklif çağrısına çıkılmıştır.

Başvurular 1 Nisan - 15 Nisan 2015 tarihleri arasında, Gençlik ve Spor Bakanlığı Proje ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü Genel Evrak Kat:B1 Örnek Mahallesi Oruç Reis Caddesi No:13 06090 Altındağ / ANKARA adresine elden ya da posta yoluyla yapılabilecektir.

Program kapsamında desteklenecek proje türleri, desteğin miktarı ve kapsamı, çağrıya kimlerin başvurabileceği, başvurunun nasıl ve nereye yapılacağı, bütçe hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve konu ile ilgili diğer detaylar Uygulama Kılavuzunda ve Sıkça Sorulan Sorular (SSS) kısmında yer almaktadır.

Adres : Örnek Mahallesi Oruç Reis Caddesi No:13 Altındağ / Ankara
E-Posta    : proje2015@gsb.gov.tr

Başarılı İnsan'ın, Başarısız İnsan'dan Farkları

Başarılı İnsan
Sosyal hayatta başarılı olmanın önemli adımlarından biri alışkanlıkları değiştirmekten geçiyor. Başka bir deyişle insanların başarısız olmasının en büyük nedeni alışkanlıklarıdır.



Eğer bu alışkanlıkları değiştirebilirseniz başarılı olma ihtimaliniz artar. Bunun için bir çok mobil uygulama var ama bunlar dışında yapabileceğiniz, başarılı insanların yaptıklarını örnek almak, alışkanlıklarını kopyalamak.

Aşağıda başarılı insanlar ve başarısız insanların alışkanlıkları listelenmiş, başarılı olanları kopyalamakla başlayabilirsiniz!

Başarısız İnsanların Alışkanlıkları:

Her şeyi bildiklerini düşünürler
Dinlemekten çok konuşmayı konuşurlar
Neagtif şeyleri düşünürler, söylerler ve daha kötüsü yaparlar
Öğrenmeyi bırakırlar
Kolayca pes ederler
Düşünmeden harekete geçerler

Başarılı İnsanların Alışkanlıkları:

Tutkulu bir şekilde çalışırlar, adanmıştırlar
Problemleri iyi bir şekilde yüklenirler
Data ve bilgi paylaşımını severler
Hatalarından ders almayı bilirler
Doğru insanlarla zaman geçirirler
İş listeleri çıkarırlar
Başkalarının da başarılı olmasını isterler
Fikirler hakkında konuşurlar
Risk alırlar (doğru zamanda, doğru yerde)
Süreci analiz ederler

Daha da başarısız insanlar; yukarıda ki başarısız maddelerin ona uyduğu halde, kendinde hiç bir değişiklik yapmayanlardır.

Ustam ve Ben (Elif Şafak) - Alıntılarımı İçerir

Ustam ve Ben
Elif Şafak’tan tarihsel bir dokunuşla; Ustam ve Ben. Gerçek hayatla, kurgu arasındaki bir dünyada geçen bir macera ve Sermimar Sinan.
30 Mart 2015 Pazartesi
Posted by Mustafa Yaldız

Türk Müziğine Özgü Enstrümanlar

Özümüz diyoruz hep, bilmek gerek, öğrenmek gerekir. İşte özümüzdeki enstrümanlar nelerdir biliyor muyuz?

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz.
Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor.
Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.
LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.
LINE indirmek için: http://me2.do/F1mG6dym
LINE ve Pepsi Kampanyası
Siz sevdiklerinizle yaya yaya konuşun diye LINE ve Pepsi birlikte bir kampanya başlattı. Hali hazırda LINE’dan LINE’a ücretsiz konuşabiliyorken, Pepsi kapaklarından çıkan şifreyle LINE'dan yurt ici, yurt disi, sabit veya cep telefonu istedigin numarayi ucretsiz arayabilmeni saglayacak 100 Premium Call kredisi kazaniyorsun.
Şifre Nerede?
Kutu Pepsi’lerin açma halkalarının arkasında veya Pepsi pet şişe altın ve gümüş renk kapaklarının altında şifreye ulaşman mümkün.
Şifre nereden aktif ediliyor?
Peki bu Pepsi şifresini LINE’da nasıl kullanırım diye mi düşünüyorsun? Hemen açıklayalım. İlk önce “diğer” kısmında Pepsi için özel yapılmış kısma giriyorsun.
Daha sonra şifre için ayrılmış bir yer göreceksin. Oraya Pepsi kapaklarının altındaki şifreyi giriyorsun.
Şifreyi girdikten sonra kutucuğun altındaki “Gönder” butonuna basıyorsun. Anında 100 Premium Call Kredin aktif hale geliyor.
LINE, aynı zamanda konuşmanın en ucuz yolu!
Ben bir hesaplama yaptim. Normalde internetli mesajli paketlere 30 lira falan oduyorsun. Bi' Pepsi aldin, ortalama 2 TL desen, 5 tane Pepsi alsan, etti 10 Lira. Elinde ne var? 5 tane Pepsi ve 500 Premium Call Kredisi. Bu da ediyor ki 150 dk. sabit hatlara ( ki sabit hat mi kaldi??) ya da 50 dk. herkesi arayabiliyorsun. ne kadar telefonla konusyorsun ki zaten? Surekli LINE'Dan mesajlasip duruyoruz ucretsiz. Olmayanlara da LINE yukletsen, oradan da bayagi kurtariyorsun. Bildigin 5 Pepsi yanina kar kaliyor.
Üstelik yurt dışını çok daha ucuza arıyorsun ki tek tek bütün ülkelere bakıp ne kadara denk geliyor diye hesaplamadım. Ama örneğin Amerika’yı, 100 Premium Call Kredisiyle yaklaşık 100 dakika konuşabiliyorsun. Çok iyi.
Bundan sonra bu şekilde harcama yapacağım ben. Evde zaten su gibi Pepsi içiliyor. Hatta su yerine Pepsi içiliyor. Adamlar üstüne Premium Call Kredisi veriyor. Ben kendime bi’ kampanya yapsaydım, ancak bu kadar karlı olurdum. Sahiden.
Evet özetliyorum: Herkese LINE yükletiyoruz, oradan kurtarıyoruz. Pepsi içiyoruz, oradan da kurtarıyoruz. Yurt içini, yurt dışını rahatça arıyoruz.
Nedir bu LINE Premium Call?
LINE Premium Call, sevdiklerinle konuşman için LINE’ın oluşturduğu bir servis. Aradığın kişi LINE uygulamasını kullanmıyorsa, onu Premium Call sayesinde arayabiliyorsun.
Üstelik yurt dışında da bu uygulama geçerli ve çok uygun fiyatlara bunu gerçekleştirebiliyorsun. Bu şekilde sevdiklerinle yaya yaya konuşabiliyorsun.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Hata Yapmakla Başa Çıkmanın Üç Yolu

Hata Yapmak
Hem iş dünyasında hem de sosyal dünyada hemen hemen herkes hata yapma korkusuyla karşılaşır. Az miktarda duyulan endişe sizi en mükemmelini yapmaya çalışacağınızdan iyi yerlere taşıyabilecekken, bu duygunun fazla hissedilmesi çoğu zaman hayallerin gerçekleştirilmesine engel olabiliyor.
24 Mart 2015 Salı
Posted by Kültür Yaşa

SENİN SANATIN SENİN SERGİN!

Son senelerde sanat alanında yapılan yatırımlar ve etkinlikler gün geçtikçe artıyor ve gelişiyor. Özellikle İstanbul’da hayat bulan bu tarz etkinliklerden biri var ki, çok kısa sürede hem kendine has tarzı hem de izlediği yol ile oldukça ses getirdi. Bundan 2 sene önce, ulaşılabilir sanat alternatifi olarak yola çıkan ve her yıl yeni sanatçıların üretimleriyle gelişen Mamut Art Project’ten bahsediyoruz. Mamut Art Project bu sene Akkök Holding’le birlikte yoluna devam ediyor. Akkök Holding gibi güçlü şirketlerin genç sanatçılara destek olması, hiç şüphesiz ülkemizde kültür sanatın gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. MAP’15 by Akkök hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, www.mamutartproject.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Proje, genç sanatçıları, koleksiyonerler, galeriler, kültür-sanat kurumları ve sanatseverlerle galeri, müze, atölye gibi alışılagelmiş mekanların dışında, bir araya getirmeyi hedefliyor.
İsmini de insanoğlunun mağaralarda keşfedilmiş ilk çizimlerinde en çok görülen figürlerden biri olan “mamut”tan alıyor. Bir başka deyişle, “Mamut” bu projede sanatçıların büyük kitlelere göstereceği ilk eserlerini simgeliyor.

Mamut Art Project 2015 by Akkök’ün her yıl alanında uzman farklı isimlerden oluşan jürisi bu sene, Agah Uğur, Başak Şenova, Eda Kehale Argun, İnci Eviner ile Osman Erden'den oluşuyor. Jüri bu yıl başvuruda bulunan 1000’e yakın portfolyoyu değerlendirdi; yurtiçi ve dışından toplam 56 genç sanatçının 400 adet eserini sergilemeye layık buldu. Projeye bu yıl İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra Diyarbakır, Konya, Nevşehir, Van, Karabük, Malatya, Kırklareli, Edirne’den genç sanatçılar da ilgi gösterdi. Mamut Art Project 2015 by Akkök, bu sene sınırlarını Türkiye dışına taşıyarak Fransa, Ukrayna, Almanya, ABD, Avustralya, Hollanda, Bulgaristan, İsviçre, İran’dan sanatçıların da ilgisini çekti.

Nerden çıktı bu Mamut?
Bu yıl 26-29 Mart 2015 tarihleri arasında KüçükÇiftlik Park’ta düzenlenecek olan Mamut Art Project by Akkök, fotoğraf eğitimi alan Seren Kohen’in girişimi ve sanat tarihi ve kültür politikaları üzerine çalışmalar yapan Tuba Kocakaya’nın sanat direktörlüğünde gerçekleşiyor.
Mamut Art Project 2015 by Akkök, her sene sanatseverlere yeni sanatçıları keşfetmeleri ve uygun fiyatlar ile ilk koleksiyonerlik adımlarını atabilmeleri için alternatif bir platform yaratıyor.


Bu sene sanatseverleri neler bekliyor?
Genç sanatçıların eğilimlerini, değişen trendleri yansıtan önemli bir platform olma rolünü de üstlenen Mamut Art Project 2015 by Akkök sergisine gelenler özellikle resim alanında bu sene farklı tarz ve tekniklerdeki çalışmaları görme fırsatı bulacaklar. Sergide ayrıca video art çalışmalarının yanı sıra fotoğraf ve güncel sanatın giderek gelişen ve cazibesi artan bir alanı olarak nitelendirilen sound art örnekleri de 26-29 Mart 2015 tarihleri arasında KüçükÇiftlik Park’ta izleyici ile buluşacak.



Bu günlerde karşınıza “Mamut çıkabilir!” dikkatli olun… 
Mamut Art Project 2015 by Akkök projesi çerçevesinde Pera, Sakızağacı, Maçka, Pangaltı, Etiler Akmerkez, Bağdat Cad. Kaya Taksi başta olmak üzere İstanbul genelindeki taksi duraklarında “Mamut sağolsun!” yazılı taksilere rastlayabilirsiniz.

Siz de eserinizi sergileme şansı yakalayın!
Akkök Holding ve Mamut Art Project’in birlikte gerçekleştirdiği #yourartismyheart etkinliğine katılan 3 kişi eserini etkinlik süresince Akkök Lounge’da sergileme imkanına sahip olacak. Katılmak için çektiğiniz fotoğrafı Instagram ya da  Twitter hesabınızdan #yourartismyheart hashtagiyle paylaşmanız gerekiyor. Yarışma hakkındaki detayları www.yourartismyheart.com adresinde görebilirsiniz. Ayrıca gönderdiğiniz fotoğrafın daha fazla oy alması için buradan arkadaşlarınıza da gönderebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
6 Mart 2015 Cuma
Posted by Kültür Yaşa

Oryantiring Nedir ve Nasıl Oynanır?

Oryantiring
Oryantiring, (Orienteering) genellikle ağaçlık alanlar ile ormanda yapılan bir ”outdoor” spordur. Ancak parklarda, üniversite kampüslerinde, okullarda ve kapalı alanlarda da ufak eklentiler ve başlangıç çalışmaları olarak mükemmel fırsatlar sağlayabilir.



Oryantiring özel olarak çizilmiş çok detaylı topografik harita kullanılarak yapılan bir navigasyon sporudur. Oryantiring, zeka ile fiziksel becerinin birleşimi ”düşünce sporu” olarak da tanımlanabilir. Kısaca ”Oryantiring” katılımcıların, bilinmeyen bir alanda harita ve pusula yardımı ile yönlerini bularak önceden yerleştirilmiş kontrol noktalarına sırası ile uğrayarak, kazananı en kısa sürede tamamlayanın belirlediği fiziksel ve zihinsel beceriye dayalı bir spordur.

Oryantiring Haritası


Nasıl Oynanır?

Oryantiring parkuru haritada belirtilen sırası ile ziyaret edilecek bir dizi kontrol noktasından meydana gelmiştir. Kontrol noktaları yerleri harita da daire ile işaretlenen, ayırt edilebilen arazi özellikleridir. Örneğin girinti, çukur, patika kesişimi. Kontrol noktaları arazide turuncu-beyaz ya da kırmızı-beyaz bayraklarla belirtilir ve tam olarak haritada belirtilen yerlere yerleştirilir. Her kontrol noktası tanımlama için kontrol numarasına ve katılımcının doğru kontrol noktasına uğradığını kanıtlamak için zımba ya da elektronik zamanlama ünitesine sahiptir. Yarışmacı yarışma sırasında, bölgenin Oryantiring haritasını, tüm kontrol noktalarının açıklamalarının listesini (control description) ve kontrol kartı taşır. Kontrol kartı başlangıç ve bitiş zamanını kaydetmek ve her kontrol noktasında bulunan zımba ile işaretlemek için kullanılır. Eğer elektronik sistem kullanılıyor ise zamanı ve uğranılan hedef numaralarını kaydetmek için kontrol kartı yerine elektronik yüzükler kullanılır. Her katılımcı yaşına ve tecrübesine göre çeşitli zorluk ve uzunluklarda olan belirli yaş kategorileri için hazırlanmış olan parkurlardan birine katılır. Her yaştan katılımcı koşarak ya da yürüyerek Oryantiring sporunu yapabilir. Yarışmacılar belirli zaman aralıkları çıkış alarak yarışmaya başlarlar. Yarışmacı olarak amaç, tüm kontrol noktalarını navigasyon becerilerini kullanarak mümkün olan en kısa sürede bularak bitirmektir. İki kontrol noktası arasındaki rota seçimi yarışmacının kendisine aittir. Birinciyi en kısa sürede parkuru tamamlayan süre belirler. Oryantiring seçilen rotada kalarak ilerlemek için sürekli konsantrasyon gerektiren bireysel bir spordur.

Oryantiring Kontrol Noktası


Kuralları Nelerdir?

Oryantiring’de sporcular kendilerine verilen yarışma bölgesinin haritasında belirtilmiş hedeflere (kontrol noktaları) sırasıyla ve en kısa sürede ulaşmaya çalışırlar. Kontrol noktalarında turuncu-beyaz bayraklar bulunur. Yarışmacılar bayrağın yanındaki zımbayı ellerindeki fişe (kontrol kartı) basarak kontrol noktasına ulaştıklarını kanıtlarlar. Bazı yarışmalarda zımba ve kontrol kartı yerine elektronik bir sistem de kullanılmaktadır. İki hedef arasında hangi yolu izleyeceğine yarışmacı kendi karar verir. Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır. Tüm hedeflere ulaşamayanlar genellikle diskalifiye edilir. Yarışmacıların birbirini izlememesi için genellikle birkaç dakika arayla çıkış verilir. Yarışmacılar parkur boyunca karşılaşsalar dahi birbirlerini izlemeleri yasaktır.

Neler Kullanılır?

Harita: Oryantiring haritası, topografik haritanın üzerine bitki örtüsü, kayalar, küçük çukur ve tümsekler, kuru dere ve sel yatakları, su kanalları, elektrik telleri, evler vb. unsurların işaretlenmesiyle oluşturulur. Ölçek genellikle 1:5.000 – 1:25.000 aralığında olur. Eşyükselti eğrileri, arazideki ayrıntıların görünmesine imkan verecek şekilde 5 ila 25 metre sıklığında çizilir. Harita, yarışmayı düzenleyenler tarafından hazırlanarak sporculara yarışma öncesinde verilir.

Kontrol Kartı: Kontrol noktalarına gittiklerini kanıtlamaları için sporculara yarışma öncesinde verilir. Yarışmacılar kontrol noktalarındaki zımbaları bu karta basar.

Pusula: Haritanın doğru yorumlanması ve kerteriz alma amacıyla yaygın olarak kullanılmakla birlikte zorunlu değildir. Gerek tecrübeli gerekse acemi sporcuların sadece harita ile Oryantiring yapması mümkündür. Oryantiring pusulaları haritayla birlikte kullanılabilmesi için şeffaf tabanlı yapılırlar. Pamuk pusulası tek elde harita ile taşınabilmesi için parmağa takılabilen bir pusula tipidir.

Giyim: Kolay kuruyan sentetik kumaşlar tercih edilir. Kolların ve özellikle bacakların çalı dikenlerinden korunması için uzun kollu tişört ve pantolon giyilir. Böylece doğada bulunan kene gibi zararlı böceklerin ısırmasına karşı da koruma sağlanır. Çalı ve dikenlerden daha iyi korunmak için tozluk da kullanılabilir.

Ayakkabılar: Koşuya uygun ve zemini iyi tutan herhangi bir spor ayakkabısı kullanılabilir. Oryantiring için özel üretilen çivili ayakkabılar da bulunmaktadır.

Oryantiring Türleri Nelerdir?

Koşu: En yaygın Oryantiring branşıdır. Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.

Bisiklet: Kuralları koşu Oryantiringine benzer. Mesafeler çoğu kez daha uzun, harita ölçeği daha büyüktür. Yarışmacılar haritalarını gidona tuttururlar.

Kayak: Kuzey disiplini kayağı ile yapılır.

Patika: Özellikle engellilere yönelik, hız unsurunun geri plana itilip harita okuma unsurunun vurgulandığı Oryantiring branşıdır. Tekerlekli sandalye ile katılan bir sporcu ile koşabilen bir sporcu eşit koşullarda yarışabilir.

Oryantiring Oyuncusunda Olması Gereken Beceriler:

  • Fiziki Güç
  • Süratli ve Tempolu Koşu
  • Dayanıklılık
  • Kendine Güven
  • Hızlı Karar Verebilme
  • Stres Ortamına Alışma
  • Harita Bilgisi
  • Yön Bulma Yeteneği

Türkiye Oryantiring Federasyonu Facebook adresini takip ederek, gelişme eğitimlerden haberdar olabilirsiniz. 

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 60 Bin Genci Kamplara Bekliyor!

gençlik kampı 2015
Her yıl ücretsiz olarak gerçekleştirilen ve her yıl daha fazla genci, gençlik kamplarıyla buluşturan Gençlik ve Spor Bakanlığı, bu sene 60 Bin genci kamplara davet ediyor!
9 Şubat 2015 Pazartesi
Posted by Kültür Yaşa

Ölmeden Yap: Lost'un Uğursuz Rakamlarıyla Loto Oyna!

Lost
Lost; izlemese dahi, herkesin bildiği, dünya çapında bir popülaritesi olan Amerikan dizisidir. İzleyen herkesin de bildiği gibi Lost dizisinin uğursuz (uğurlu) rakamları vardır ve neredeyse bu rakamlarla herkes denemek amaçlı bir kez Loto oynamıştır. Şimdi sıra bizde; ölmeden yapalım!
2015 yılı Kamp Liderliği Eğitimi çok yakında başlayacaktır.
Başvuru tarihi ve şartları için sayfamızı takipte kalın.

En Kültürlüler

İzleyiciler

Alt Kategoriler

Asla Vazgeçmeyenler

- Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar, insanın içinden gelir ve hep oradadır.
(Sigmund Freud)

- Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.
(Marshall Foch)

- Onların peşinden gidebilecek cesaretiniz ve yeterli özgüveniniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.
(Walt Disney)
Powered by Blogger.

- Copyright © Kültür Yaşa -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -