Posted by : Mustafa Yaldız 13 Haziran 2013 Perşembe

hakem
Hep seyirci olarak gördüğüm bir dünyayı içinde yaşamak bir başkaymış. Hakemlikten bahsediyorum...


Geçtiğimiz yaz her sabah takip ettiğim sitelerden bir tanesine göz atarken gözüme ilişti, "Basketbol Aday Hakemlik kursu açılacaktır", beklediğim bir haberdi diyerek gidip detaylı bilgiyi aldıktan sonra başvurumu yaptım. Kursa katılıp, sınava girdik ve nihayetinde Basketbol Aday hakemi oldum. Tüm mesele bundan sonra başladı zaten. Doğrusunu söylemek gerekirse balıklama daldım başvuru yaparken ama şunu öğrenmiş oldum ki bir işe başlamadan sadece hayal ettiğiniz kısımları değil, olumsuz yönlerinide göze alın. Benim hatam işin şaşalı kısmını düşünmekten, psikolojik kısmını atlamam oldu.

Evet, eğitimi aldık bitti ve artık sıra deneyim kazanmak için maçlara çıkmaya gelmişti. Bir kaç maçı dışardan seyredip, hakemleri gözlemdik ve aklıma bize eğitim veren hocamın sözü geldi ; " Hakemleri, sahada bir tek hata yaptığında farkederler, bizi izlemeye eşimiz, dostumuz veya aday hakemler gelir. Yoksa biz sahada farkedilmeyiz." Çok doğruydu bu. Nihayet ilk maçıma çıkma vaktim gelmişti ve olaysız bir şekilde atlattım ilk maçımı, iyi bir tecrübe olmuştu. Bu maçtan çıkıp evime giderken aklıma bir soru geldi : Bir olaylı maç gelse ne yapacağım ? Bu basit bir iş değildi.

Çok geçmeden ikinci maçıma çıktım ve aklıma gelen başıma geldi. Daha maçın başında bu atmosferi solumuştum. Maçta fauller, itirazlar havada uçuyordu. Hakemler sanki oyunu yönetmek için değil, seyirciyi ve antrenörleri memnun etmek için ordaydı. Verdiğimiz kararlar haklı veya haksız hep itirazla karşılanıyor ve buda seyirciyi tetikliyordu. Daha sonra seyirciden yükselen ses : "Sporun katili, Türk hakemleri..." 

Biz beş hakem sakinliğimizi koruyup maçı yönettik ve bitirdik. Gözlemlediğim şeyler hiç iç açıcı değildi, resmen rezillikti. Yönettiğimiz maçtaki kişiler üniversite düzeyinde kişiler ve artık orta yaşı dahi aşmış antrenörler. Bu kadar olgun düşünebilecek yaş grupları diyebileceğim kişiler sadece çocuk gibi itiraz, hatta mızıkçılıktan başka birşey yapmadılar. Bizim spor, sporcu temelimiz bu mu ? Sporu seven bir ülke olarak tüm yapabileceğimiz bu muydu ? Sonra kendi musahabemi yapıp, hep seyirci olduğum bir dünyayı içinde yaşayan biri olarak bir başka olduğunu kabullendim, şimdi daha detaylı düşünebiliyorum böyle bir tecrübe geerekiyormuş demek ki. Ama bunu herkes hakem olduğunda anlayacaksa bir sorun var demektir. 

Leave a Reply

Subscribe to Posts | Subscribe to Comments

En Kültürlüler

İzleyiciler

Alt Kategoriler

Blog Arşiv

Asla Vazgeçmeyenler

- Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar, insanın içinden gelir ve hep oradadır.
(Sigmund Freud)

- Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.
(Marshall Foch)

- Onların peşinden gidebilecek cesaretiniz ve yeterli özgüveniniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.
(Walt Disney)
Blogger tarafından desteklenmektedir.

- Copyright © Kültür Yaşa -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -